18 Aralık 2014 Perşembe

Örgü Bebek Yatağı Yapılışı


 Merhabalar... :)
Bloğumu ilk açtığım zamanlar, burada paylaştığım bir örgü bebek yatağı vardı, bugün onun yapılışını sizlerle paylaşmak istiyorum. 
Aynı zamanda bir uyku arkadaşı bebek de örmüştüm. Bu yatak da o bebek için örülmüştü aslında :)
Dolayısıyla yatağın boyu, bu bebek için uygun ebatta oldu. 
Ölçülerini ne yazık ki net olarak hatırlayamıyorum :( 
Zaten tarifte de göreceğiniz üzere, teknik olarak hep aynı ilerliyor; dilediğiniz kadar uzatabilir, kısaltabilir, boyunu kendiniz ayarlayabilirsiniz.

Bu arada, tarifler için "amigurumi kısaltmaları" bilmeniz her zaman işinize yarayacaktır :) 
Bütün amigurumi tarifleri için genel olarak ortak bir dil diyebiliriz.

X: Sıkiğne
V: Arttırma
A: Azaltma
BLO: İlmeğin arka dişlerini örme (back loop)
FLO: İlmeğin ön dişlerini örme (front loop)
W: Aynı ilmeğe 3 sıkiğne
M: 3 ilmeği tek seferde topla
T: Çiftli trabzan

Takıldığınız yerler olursa, buraya yorum olarak yazabilir, veya elma.sekeri.blog@hotmail.com adresinden sorabilirsiniz.

Buyurun tarif:

8 Aralık 2014 Pazartesi

Fakirlik ve Zenginlik İmtihanı



Fakir bir aile varmış. Kadın yün eğirir, kocası da pazarda satar, parasıyla eve yiyecek alır, böyle geçinip giderlermiş. Bir gün iplikçi, yine iplikleri satıp, eve götürmek için bir şeyler almaya giderken, birinin bir başkasını fena halde dövdüğünü görür. Koşup yanlarına gelir ve sebebini sorar. Döven adam, (Bunun bana borcu var, fakir olduğu için ödeyemiyor, ben de dövüyorum) der. (Bu fakirin borcu ne kadarsa ben vereyim, cebimdeki bütün parayı al!) der. Alacaklı, paraları alır, (Yetmez, ama idare eder) diyerek dövdüğü fakiri bırakır. İplikçi, parasız eve dönüp, hanımına olayı anlatır. Hanımı da, (Hayırlısı olsun, bir Müslümanı kurtarmakla iyi yapmışsın, biz de sabrederiz) der.

Ertesi gün iplikçi yine pazara çıkar, ama iplik satamaz. Akşam olur, çaresiz evine dönerken elinde büyük bir balıkla giden birini görür.

3 Aralık 2014 Çarşamba

Mor Elbiseli Amigurumi Bıcırık Bebek


Merhabalar...!
Yine sevimli bir bebek ile karşınızdayım :)
Daha önce burada pembe elbiseli olarak ördüğüm bıcırığımı, bu kez sipariş üzerine mor elbiseli ördüm. Renk değişikliği yapmak çok hoşuma gidiyor, mümkünse siparişlerinizi farklı renklerde verin, olur mu? ^_^
Bol fotoğraflı postları seviyorum, buyrun farklı açılardan, mor elbiseli amigurumi bıcırık bebeğim :)

27 Kasım 2014 Perşembe

Karadenizli Hanım Kızımız:) / Amigurumi

Merhabalar! :)
Amigurumi bebek siparişlerimize kaldığımız yerden devam ediyoruz. Daha sırada bir sürüü bebiş var örülecek :)
İşte son çalışmam, yine bir Karadenizli hanımcık ^_^
Hatırlarsınız, daha evvel burada sizlerle paylaşmıştım. Kırmızı fistanı, siyah çarıklarıyla tanınmıştı Karadenizli güzelimiz. Fakat, renk değişikliği her zaman çok hoşuma gitmiştir; bu kez de renklerini böyle yapalım dedik. :) 
Güzel günlerde kullanılması dileklerimle... :)


Siparişleriniz için mail gönderebilirsiniz:
elma.sekeri.blog@hotmail.com
Sevgiler... 



26 Kasım 2014 Çarşamba

Ebedi Saadet


 
(İbâdet), emrleri yapmak, (Takvâ) harâmlardan, yasak edilmiş olanlardan sakınmak demekdir. İbâdetlerin doğru olması için, nasıl yapılacaklarını öğrenmek ve öğrendiklerine uygun olarak yapmak lâzımdır. (İhlâs), gerek beden ile, gerek mal ile yapılan farz veyâ nâfile bütün ibâdetleri, meselâ hayrât ve hasenât yapmağı, müslümânları sevindirmeği, onları sıkıntıdan kurtarmağı, zikri, istigfârı Allah rızâsı için yapmakdır. Mal, mevkı', hurmet, şöhret kazanmak için yapılan ibâdetde ihlâs olmaz, riyâ olur. Böyle ibâdete sevâb verilmez. Günâh olur, azâb yapılır. Bid'at işliyenlerin, harâm işliyenlerin ve böyle kimselerle ve kâfirlerle, mezhebsizlerle arkadaşlık yapanların kalblerinde, ihlâs kalmaz...
 
Kalb, hem nefse, hem his uzvlarına bağlıdır. His uzvları ne ile meşgûl olursa, kalb ona bağlanır. İnsan güzel bir şeyi görünce,

15 Kasım 2014 Cumartesi

Gelin-Damat Bebekler / Amigurumi

Herkese yeniden merhaba! :)
Bir süredir yoğunluktan dolayı sevgili bloğumu ihmal ettim, yeni yazı yazamadım. Paylaşmak üzere bir sürü yazı birikti yine... :)
Çalışmalar, siparişler son hız devam ederken, kısacık bir mola verip geleyim, bir "ses" vereyim dedim. :)

Şu sevimli bebeciklere bir bakar mısınız ^_^


25 Ekim 2014 Cumartesi

Hicri Yılbaşı Tebriği


Sual: Hicri yılbaşı ne demektir?

CEVAP
Peygamber efendimiz Muhammed aleyhisselam, miladi 571'de 20 Nisana rastlayan, Rebiul-evvel ayının on ikinci Pazartesi sabahı, Mekke'de doğdu. 622'de Mekke'den Medine'ye hicret etti. 20 Eylül Pazartesi günü, Medine'nin Kuba köyüne geldi. Bu tarih Müslümanların Şemsi yılbaşı oldu. O yılın Muharrem ayının birinci günü de, hicri [kameri] yılbaşı oldu. Muharrem ayının birinci gecesi [yani bu gece] Müslümanların yılbaşı gecesidir.
 
Bu geceyi ihya etmeli ve saygı göstermeli. Saygı göstermek, günah işlememekle olur. Zilhiccenin son günü ve Muharremin birinci günü oruç tutan, o yılın tamamında oruç tutmuş gibi sevaba kavuşur. Bir hadis-i şerifte, (Ramazandan sonra en faziletli oruç, Muharrem ayında tutulan oruçtur) buyuruldu.

13 Ekim 2014 Pazartesi

Bebek Kurabiyeleri / Ömer Bebek



Merhabalar...
Kısacık bir aradan sonra, kurabiyeciklerimle dönüş yapmış bulunuyorum :)
Yine tatlı mı tatlı bebecik kurabiyeleri çalışması vardı Elma Şekeri mutfağında. 

23 Eylül 2014 Salı

Kurban ve Hayır Kurumları



Sual: Vacib kurbanları, akika ve adak kurbanları hayır kurumlarına nasıl kestirebiliriz?
 
CEVAP
Vacib olan kurban, adak, akika veya ölüler için kesilecek kurban, işin dinî yönünü de iyi bilen ve ilim neşriyle meşgul bir vakfa, vekâlet yoluyla kestirilebilir. Böylece ilim neşrine katkımız olduğu için farz sevabı alırız. İlim tahsili yapılan yerlere, dine uygun şekilde zekât, fitre, adak, akika veya sadaka şeklinde yapılan yardımlar, insanı kazalardan, belalardan korur. Dünyada, sıhhat ve âfiyet içinde bir ömür sürmeye sebep olur. Bir hadis-i şerif meali şöyledir: (Hastalarınızı sadakayla tedavi edin! Bela sadakayı geçemez.) [Taberani]
 
İhlas Vakfı, öğrenci yurtlarında, binlerce üniversiteli fakir öğrenciyi ve Türk dünyasından gelen muhtaç öğrencileri barındırmaktadır. Onların birçok ihtiyacı, hayırseverlerin yardımlarıyla sağlanmaktadır. Birçok önemli esbirçok dillere tercüme ettirerek, yurtiçinde ve yurt dışında dağıtmakta, eri böylece dinimizin, ülkemizin ve milletimizin tanınmasına vesile olmaktadır. Ayrıca, Türk Dünyası'ndan ve yurt içinden gelen fakir öğrencilere her türlü yardımı yapmaktadır.
 
Yurtlarda üç öğün yemek çıkmakta, İhlâs Vakfı öğrencilere sevgi ve şefkat kucağını açmaktadır. Bu öğrenci yurtlarının bir yıllık et ihtiyacı, hayırseverlerin verdikleri kurban vekâletleriyle karşılanmaktadır. Vakfa verilen kurban vekâletleriyle, hayırseverler adına kurbanlıklar satın alınmakta ve dinimize uygun olarak kesilen kurbanlar, soğuk hava depolarında muhafaza edilmektedir. Yıl boyu, bu etler yurtların yemek ve et ihtiyacında kullanılmaktadır.
 
İhlâs Vakfı, eğitime ve devletimize verdiği destekle, en iyi şekilde kamu hizmeti yapmaktadır. İhlâs Vakfı'na kurban veya zekât vekâleti veren, İhlâs Vakfı'nın hizmetlerine iştirak etmiş olur. Vekâlet vermek isteyen, herhangi bir İhlâs Vakfı öğrenci yurduna veya Türkiye Gazetesi bürosuna telefon ederek, kurban vekâleti verebilir. Kurban bedelleri ve banka hesap numaraları, (0212) 451 49 00 numaralı telefondan ve www.ihlasvakfi.org.tr adresinden öğrenilebilir.


20 Eylül 2014 Cumartesi

Tatlı Tavşicikler / Amigurumi


Merhabalar!
Uzuun bir aradan sonra, yine yeniden buradayız efenim! :)
Ne zamandır yayınlanmayı bekleyen sevgili tavşiciklerimle geldim hem de, buyurun tanıştırayım bu sevimlileri sizlerle;

26 Ağustos 2014 Salı

Bir Amigurumi Bebek Daha...

Merhabalar...
Yoğun telaşlarımız arasında, zar zor bitirdiğim son siparişim karşınızda...:)
Kendisine bir isim bulamadım, bu da böyle isimsiz kalsın:)
Güzel günlerde kullanılması dileklerimle...

Sipariş ve bilgi için:
elma.sekeri.blog@hotmail.com

Sevgiler...

24 Ağustos 2014 Pazar

Artan Pilav


Yahya Baba, II. Bâyezîd Hân zamanında, Edirne Bâyezid Külliyesi'nin aşçılarından biridir. Arkadaşları hoşaf, kebap, sebze, bakliyat pişirir. Ama onun ihtisası pilavdır. Mübârek, işe girişti mi, ibâdet ettiğini sanırsınız. Pirinçleri salevat getire getire ayıklar, yağını tekbirlerle eritir. Tuzunu Besmele ile, suyunu Fâtihalarla salar. Zaman zaman gözünü yumar, enbiyâyı evliyâyı aracı yapar, Allahtan bereket arzular.
Onun pilavı herkese yeter, hatta artar. Ancak o tek pirinç tanesine bile kıyamaz; artanları Tunca nehrine atar. Balıklar onun geleceği saati bilir, köprü başında toplanırlar.
Kilerci, bakar pilav artıyor; pirinci aşçıya habersizce az vermeye başlar. Ama Yahya Baba bir kere bile; "Bu pirinç yeter mi?" demez. Kilerci şaşkındır. Her gün pirinç miktarını biraz daha kısar ama, pilav azalmaz, aksine çoğalır. Yine herkes doyar, Tunca'nın balıkları bile nasibini alırlar. Kilerci, bunu izah edecek tek kelime bilir: "Bu bir kerâmet!"
Çok dener ve emin olunca padişaha çıkar. "Bu Yahya Baba boş değil sultanım der, hâlbuki biz ona amele muamelesi yapıyoruz."
Bâyezîd-i Velî gönül ehlidir ve aşçı ile tanışmak ister. Kilerci ile bir plan yaparlar. O gün Yahya Baba'ya çok az, hatta gülünç denilecek kadar az pirinç verilir. O her zamanki gibi okur, âlemlerin Rabbinden Halil İbrâhim bereketi diler. Pilavı çok lezzetli olur, üstelik kazanlara sığmaz. Yahya Baba artanları yine yüklenir, Tunca'nın yolunu tutar. Tam kepçeyi daldırıp balıklara atarken padişah ortaya çıkar. "Ne oluyor bre, der. Yoksa devlet malını israf mı edersin?" Yahya Baba tutulur kalır. Ancak balıklar kafalarını sudan çıkarıp; "Ayıp olmuyor mu sultanım? derler. Koca devletin artığını bize çok mu görüyorsun?"
Yahya Baba öylesine mahçup olur ki, anlatılamaz. Sırrı meydana çıkmıştır, utancından secdeye kapanır, Allaha sığınır. Bâyezîd-i Velî onun kalkmasını bekler, ama geçmiş ola...
Mübârek çoktan ruhunu teslim edip, kavuşmuştur rahmet-i Rahmana...

17 Ağustos 2014 Pazar

Mor Saçlı Bıcırık / Amigurumi Bebek


Merhabalar sevgili takipçilerim...
Hemen tanıştırayım; karşınızda Bıcırık bebek :)
 Sevgili Hatice hanımın siparişlerinden biriydi bu sevimli
bıcırık :)

16 Ağustos 2014 Cumartesi

Tesettürlü Amigurumi Bebek


Herkese merhaba...
Bu aralar çok yoğun geçiyor günlerimiz. Evde ablamın düğün telaşıyla, çeyiziyle vs. uğraşırken, bir yandan da siparişleri örmeye devam ediyorum. :) Bu koşuşturmaca içerisinde siparişleri birazcık geç bitirsem de, sevgili müşterilerim her zaman anlayışla karşılıyorlar, sağolsunlar ^_^ 
Yine bir sipariş bebek var, ama bu kez farklı...:)

5 Ağustos 2014 Salı

Bu Adamın Rivayetine Güvenmem



-Bu Adamın Rivayetine Güvenmem-

İslâm dünyasında Kur'an-ı kerimden sonra en güvenilir kaynak Sahih-i Buhari adındaki Hadis kitabıdır.

İsmail Buhari hazretlerinin "rahmetullahi aleyh", yeni bir Hadis-i Şerif duymak ve almak için dere tepe dolaştığı, günlerce, haftalarca yol katettiği sıralardaydı. Kendisine birçok sahabi ile görüştüğü bilinen birinden söz edildi. Çok zaman yaptığı gibi uzun bir yol katederek bahsedilen adamı buldu. Fakat adamı bulduğu sırada, kazığından boşanmış olan devesini boş torba ile aldatarak yakalamaya çalıştığına şahit oldu. Bu halde hiçbirşey sormadan geri döndü. Niçin boş döndüğünü, birkaç hadis not etmediğini soranlara şöyle cevap verdi: 
"Bu adam, Allahü tealanın bir mahlûkunu aldatmaya uğraşıyor. Ben, devesini aldatarak yakalamaya çalışan adamın rivayet edeceği hadise güvenmem"


2 Ağustos 2014 Cumartesi

Amigurumi Gelin-Damat Bebekler


Herkese merhaba...
Bir müddet aradan sonra siparişlerle devam ediyoruz.
Yine bir gelin-damat bebeğimiz var. :)
Sevgili Damla hanımın isteği üzere, gönderdiği fotoğraftakilere benzer, bu kez böyle bebecikler ördük. Umarım sizler de beğenirsiniz...


Gelin 20 cm, damat 25 cm boylarında.

Sipariş için bizimle iletişime geçebilirsiniz:
elma.sekeri.blog@hotmail.com
Sevgiler...

28 Temmuz 2014 Pazartesi

Ramazan Bayramı Tebriği



Bayramlar, afva mağfirete uğrayıp günahlardan kurtulma günleridir. Allahü tealanın rızasına kavuşma günleridir. Dolayısıyla mü'minlerin sevinme günleridir. Mü'minlerin hakiki bayramı; günahlarının affedildiği gündür, îmânla öldüğü gündür, cennette Allahü teâlânın rûyetine kavuştuğu ve Peygamber efendimizi (sallallahü aleyhi ve sellem) gördüğü gündür. Hakiki bayram, Rabbimizin huzuruna, yüz akıyla çıkabilmektir.


Bayramlar niçin sevinç günleridir?

23 Temmuz 2014 Çarşamba

Kadir Gecesi Tebriği



Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Allah Kadir gecesini ümmetime hediye etmiş, ondan önce kimselere vermemiştir.) [Deylemî]

Hazret-i Âişe "radıyallahü anhâ" buyurdu ki: (Resulullah "sallallahü aleyhi ve sellem" Ramazan-ı şerifin son on gününde her zamankinden daha fazla ibadet ederdi.) (Tirmizî)
Peygamber efendimiz, daha önceki ümmetlerden bin sene ibadet eden insanları düşünüp, benim ümmetimin ömrü kısadır, az ibadet ederler diye düşününce, Allahü teâlâ, (Kadir gecesi senin ve ümmetinindir) buyurup Habibinin kalbini ferahlandırdı. Hem de Kadir gecesi her Ramazanda gelir.
Peygamber efendimize kendisinden önceki insanların ömürlerinin ne kadar olduğu bildirilince, kendi ümmetinin ömürlerini kısa buldu, uzun ömürlü olan diğerlerinin işledikleri salih amelleri işleyemezler diye düşününce. Allahü teâlâ, Ona bin aydan hayırlı olan Kadir gecesini ihsân etti. (İ. Mâlik)

18 Temmuz 2014 Cuma

Sultan Hamid'in Tahtına Mâl Olan Filistin


SULTAN HAMİD'İN TAHTINA MÂL OLAN FİLİSTİN

XIX. asır sonlarında bir grup kavmiyetçi Yahudînin kurduğu Siyonist teşkilâtı, Sultan Abdülhamid‘e müracaat ederek Tevrat’ta kendilerine va’d edilmiş toprak olan Filistin‘de bir Yahudi Devleti kurulması karşılığında, Osmanlı borçlarının tamamını ödemeyi ve amme efkârında lehte propaganda yapmayı teklif etmişti. Padişah, kabul etmediği gibi, bu projeye engel olmak için Filistin’de arâzi satın alarak hazine-i hassa denilen hususî servetine katmıştı.



Osmanlılar zamanında Kudüs'teki Mescid-i Aksâ


SİYONİST ZAFERİ


Sultan Abdülhamid’i tahttan indirip iktidarı ele geçiren İttihatçılar,

10 Temmuz 2014 Perşembe

Örgü Kapı Önü Ağırlığı



Merhabalar sevgili takipçilerim...
Hepinize tekrardan hayırlı Ramazanlar diliyorum. Bu güzel ayın bereketlerinden ve faziletlerinden istifade edebilmek hepimize nasib olur inşallah.

Gelelim bugünkü konumuza...:)

İmsakiyelerin Farklı Olması



Sual: Takvimler ve Ramazan imsakiyeleri neden farklıdır, niye hepsi aynı değil?

CEVAP
Bugün ülkemizde, iki çeşit takvim ve imsakiye yayınlanmaktadır. Bir kısmı, yüz elli senedir kullanılmakta olup, doğruluğunda en ufak bir şüphe, tereddüt hâsıl olmamış namaz vakitleri cetvelini aynen muhafaza eden takvimler; bir kısmı da, 1983'ten sonra, imsak vaktini uzatan takvimlerdir.

1983 yılından önce bütün takvimler aynıydı; fakat 1983'ten itibaren, Diyanet İşleri temkin vakitlerini kaldırdığından, böyle farklı iki durum ortaya çıkmıştır. 1983 tarihinden önceki takvimlerin yanlış olmadığını herkes kabul etmektedir. Bu hususta bir ihtilaf yoktur. Nitekim Diyanet İşleri Başkanlığı'nın 30 Mart 1988 tarih ve 234–497 sayılı müftülüklere gönderdiği tamimde şöyle denilmektedir:

2 Temmuz 2014 Çarşamba

Yeni Bir Gelin-Damat Çifti / Amigurumi


Herkese merhaba...
Bu haftamızı da, sevgili Gönül hanımın siparişlerine ayırdık. :)
Kendi gelinliğine benzer olmasını istedi Gönül hanım, biz de arkasına pembe bir fiyonk yaptık gelinin.

27 Haziran 2014 Cuma

Ramazan-ı Şerif Tebriği

Tüm takipçilerimizin mübarek Ramazan-ı Şerif ayını tebrik eder, hayırlara ve güzelliklere vesile olmasını dileriz. Kıymetli dualarınızı bekleriz... :)



Mubârek Ramazan ayı, çok şereflidir. Bu ayda yapılan, nâfile namaz, zikir, sadaka ve bütün nâfile ibâdetlere verilen sevap, başka aylarda yapılan farzlar gibidir. Bu ayda yapılan bir farz, başka aylarda yapılan yetmiş farz gibidir. Bu ayda bir orucluya iftâr verenin günahları affolur. Cehennemden âzâd olur. O oruclunun sevabı kadar, ayrıca buna da sevap verilir. O oruclunun sevabı hiç azalmaz.

21 Haziran 2014 Cumartesi

Yeni Söz Kurabiyeleri

Herkese yeniden merhaba! :)

Bu hafta da Elma Şekeri'nde, sevgili arkadaşım Işıl için çalışma vardı :)
Söz kurabiyelerini hazırladım, paketledim, cici cici fotoğraflarını çektim. Sıra sizlerle paylaşmaya geldi...
Buyurun fotoğraflar... :)


16 Haziran 2014 Pazartesi

Amigurumi Smiley Top Yapılışı / Free Pattern


Merhabalar...
Yine mini mini bir amigurumi tarifi paylaşacağım sizlerle.
Sevimli bir smiley topu. Ben büyük bir keyifle ördüm. Umarım sizler de örersiniz ve beni hatırlarsınız...:)
Farklı yüz ifadeleri vererek birden fazla top örebilir, sevdiklerinize hediye edip onları güldürebilirsiniz. :))
Çocuklarınızın oynaması için de gayet ideal, oldukça geliştirici bir niteliğe sahiptir ayrıca.
Artık ne amaçla kullanacağınız size kalmış. ;)
Buyurun tarif...

12 Haziran 2014 Perşembe

Berat Kandili Tebriği



Bu geceyi ganimet bilmeli, tevbe istiğfar etmeli, kaza namazı kılmalı,
Kur'an-ı kerim okumalı, bilhassa ilim öğrenmelidir.
En kıymetli ilim, doğru yazılan ilmihal bilgileridir.


Berât veya Berâet, sözlük anlamı itibariyle, temize çıkarmak, bir şahsın, hakkında iddia edilen suçtan uzak olduğunun veyâ işlediği söylenilen suçun gerçekte suç olmadığının anlaşılması anlamındadır. Ayrıca Berât, kurtuluş vesîkası anlamına da gelmektedir.

Berat gecesi, Şaban ayının on beşinci gecesidir. Yani, 14 Şabanın bittiği günün gecesidir. Bünyesi zayıf olanın, Şabanın 15 inden sonra oruç tutmayıp, farz olan Ramazan-ı şerif orucuna hazırlanması iyi olur. Sağlığı yerinde olan ise, Şaban ayının çoğunu, hatta tamamını oruçlu geçirebilir. Âişe validemiz buyuruyor ki:

8 Haziran 2014 Pazar

Fen Bilgileri ve İslamiyet

Hiçbir dîne inanmıyanlardan bir kısmı da, fen adamı görünerek bozuk düşüncelerini, fen perdesi altında, etrâfa saçıyor. Meselâ (Bütün canlıların yapı taşı olan hücre, milyonlarca sene evvel, denizlerde, tesâdüfen kendi kendine meydâna gelip, zemânla küçük deniz nebâtları ve hayvanları ve sonra karadakiler meydâna gelmiş, en son insan hâline dönmüşdür) gibi şeyler söylüyorlar. Böylece, Âdem aleyhisselâmın toprakdan yaratılmadığını, Kur'ân-ı kerîmin ve mukaddes kitâbların, hâşâ, hikâye olduklarını, ilk canlı maddeyi vücûde getiren büyük bir kudretin varlığına inanmanın fenne uymıyacağını anlatıyorlar. Böyle kâfirlere(Dehrî) denir. Bunlardan müslimân görünenlere (Zındık) ve (Fen yobazı) denir...

7 Haziran 2014 Cumartesi

Eva'dan Gül Nasıl Yapılır?

Merhabalar...

Final döneminde olmama rağmen -aslında oturup ders çalışmam gerekirken- ufak bir ara verip geleyim dedim. Bir post yazıp kaçacağım hemen :)


Eva'dan ilk ve tek çalışmam olan gelin buketimi daha önce burada yayınlamıştım. Bugün de güllerimin nasıl yapıldığını anlatacağım.

3 Haziran 2014 Salı

Amigurumi Cupcake İğnelik Yapımı / Free Pattern

Merhabalar sevgili takipçilerim...:)

Uzun zamandan beri bloğumu takip eden pek çok kişiden, amigurumi tarifleri paylaşma konusunda talepler alıyordum. Tarifleri burada yayınlayacağıma dair çook önceden beri verilmiş sözüm vardı, fakat yoğunluktan vakit ayırıp da hazırlayamamıştım.

Nihayet, söz verdiğim üzere tarifleri yazıp hazırladım.

29 Mayıs 2014 Perşembe

29 Mayıs İstanbul'un Fethi



"İstanbul bir gün mutlaka fethedilecektir.
Onu fetheden kumandan ne güzel kumandan, 
onu fetheden asker ne güzel askerdir."


Resulullah sallallahü aleyhi vesellem efendimiz, İstanbul'un müslümanlar tarafından alınacağını müjdeleyip, İstanbul'u alan kumandan ve askere dua buyurmuşlardır. Bu müjdeye ve duaya kavuşmak, islam padişahlarının hepsinin ortak emeli olmuştur.
Sultân Murad han da, her İslâm pâdişâhı gibi İstanbul'u fethetmek arzusundaydı. Hacı Bayram-ı Velî hazretlerini çok sever ve 4-5 yaşlarındaki, şehzade Mehmed'i de yanına alarak ziyare gider, duasını alırdı.
Birgün Hacı Bayram Veli hazretleri ile aralarında şöyle konuşma oldu:

27 Mayıs 2014 Salı

Ev Hediyesi - Kurabiyeler

Merhabalar...

Bu hafta Elma Şekeri'nde, yine şeker mi şeker kurabiye çalışmalarımız vardı.
Sevgili Emel hanım için cici cici kurabiyeler hazırladık.
 
  "Yeni evime gelecek misafirlere ikram etmek üzere kurabiye istiyorum" dedi Emel abla, ben de böyle bir şeyler yaptım onlar için. :)
Kendilerine ömür boyu mutluluklar diliyorum...
İşte bir kaç fotoğraf... :)





Sipariş ve bilgi için:
elma.sekeri.blog@hotmail.com

Sevgiler...


18 Mayıs 2014 Pazar

Kristal ve Kum Boncuktan Bileklik Yapımı

Merhabalar sevgili takipçilerim...

Malumunuz, birkaç gün evvel Soma'da bir maden kazası meydana geldi. Hepimiz çok çok üzüldük. Ölenlere Allahü tealadan rahmet, yakınlarına başsağlığı, yaralılara da acil şifalar diliyoruz. Allahü teala vatanımızı, milletimizi her türlü kazadan, beladan ve böylesi elim hadiselerden muhafaza etsin. Tekrar böyle bir acı yaşanmaması dualarıyla...

Bir müddet aradan sonra, farklı bir yazıyla başlangıç yapmak istedim.

13 Mayıs 2014 Salı

Hüdayi Yolu


Evliyaların, Allah dostlarının hepsini çok severiz. Ancak bazılarına hususi muhabbetimiz vardır. 
İşte benim de, hususi sevdiğim zâtlardan biridir Aziz Mahmud Hüdayi hazretleri...
O büyükleri anlatmak kelimelerle olacak iş değil şüphesiz; biz ancak onların güzel isimleriyle yazılarımızı süslüyoruz.
Bu büyük zât hakkında kısacık da olsa bilgi vermek istedim. İstifade edebilmek dileğiyle...

1541 yılında doğan büyük velî Aziz Mahmud Hüdâyî hazretleri Bursa kadısı iken akıl ile çözülemez bir dava, onun Eskici Mehmed Dede ve ardından da Üftâde hazretleriyle tanışmasına sebep oldu. Nefsini kırmak için kadılık kaftanıyla sokaklarda ciğer satmaya başladı... Hocası Muhammed Üftâde hazretlerinden: “Oğlum! Padişahlar peşin sıra yürüsün!” duasını aldı... Dergâhı Üsküdar’dadır. Osmanlı Padişahlarından III. Murad Hân, III. Mehmed Hân, I. Ahmed Hân, II. Osman Hân ve IV. Murad Hânlar da sohbetine gelenler arasındaydı.

Sultan Ahmed Han, büyük bir câmi yaptırmak istiyordu. Kararını verdi ve yerini tesbit ettirdi.

9 Mayıs 2014 Cuma

Eva'dan Gül ve Gelin Buketi


Merhabalar...

Atölyeme girmedik hobi malzemesi kalmadı neredeyse :)
Şimdilerde eva süngerlerine takıldım. Bu malzemeyle çok güzel çalışmalar yapılıyor fakat, ben bunlarla çok cici güller yapmayı hayal ettim.

3 Mayıs 2014 Cumartesi

1 Mayıs 2014 Perşembe

Regaib Kandili Tebriği



Tüm takipçilerimizin mübarek üç aylarını ve Regaib Kandilini tebrik ederiz... :)


Bu gece, Receb ayının ilk Cuma gecesi, yani Regâib Kandili'dir. Çünki, Allahü teâlâ, bu gecede, mü'min kullarına, ragîbetler, ya'nî ihsânlar, ikrâmlar yapar. O gece yapılan düâ red olmaz ve nemâz, oruc, sadaka gibi ibâdetlere, katkat sevâb verilir. O geceye hurmet edenleri afv eyler. Receb ayının her gecesi kıymetlidir. Her Cum'a gecesi de kıymetlidir. Bu iki kıymetli gece bir araya gelince, dahâ kıymetli olmakdadır. Regâib gecesinin kıymeti, çeşidli hadîs-i şerîfler ile bildirilmişdir.

26 Nisan 2014 Cumartesi

Kalpli Söz Kurabiyeleri




Herkese merhaba! :)

Bu hafta Elma Şekeri'nde, Sevgili Gül hanımın kızları, Selin ve Buse için söz kurabiyeleri hazırladık.

20 Nisan 2014 Pazar

Kimse Kimsenin Rızkını Yiyemez

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:

Çok kazanmak rızkı artırmadığı gibi, çok kaybetmek de rızkı azaltmaz. Daha çocuk, anne karnındayken, Cebrail aleyhisselam ona der ki:
(Sen hiç endişe etme! Allahü teâlâ yiyeceğin rızıkların hepsinin üstüne senin ismini yazdı. Rızık, ezelde takdir edilmiştir. Senin ne zaman, nerede öleceğin bildirilmiştir. O bir an ileri gitmez, geri de kalmaz.)

İnsan rızkını aramasa da, rızkı onu arar. Herkes ancak kendi ismi yazılı olan rızka kavuşabilir.

Nitekim bir kimse, hastalanınca, belki kefaret gerekebilir diye, ihtiyaten orucunu bozmak için çiğ pirinç tanesi yutar. Nasıl olmuşsa pirinç, boğazına takılıp kalır. Öksürür, bağırır çıkmaz. Doktorlar, (Bunu almak için ameliyatla nefes borusunu yarmak gerekir, buna imkânımız yok, biz bunu yapamayız. Sen Evliya bir zata git, o sana okusun, dua etsin, belki öyle kurtulabilirsin) derler.

O da, bir zata gider, o zat da, (Evladım, bu benim işim değil. Bağdat'ta şu adreste, şöyle mübarek bir zat var, sen doğru ona git) der. İstanbul nere, Bağdat nere! Ama can meselesi olduğu için mecburen gider. Bağdat'ta, o mübarek zatı bulur. Durumunu anlatır. O zat da, (Evladım, burada mümkün değil, bu pirinç tanesini çıkaracak olan zat Buhara'da) der. Adam çok üzülür, ama can tatlı, düşer yollara. Buhara'ya gelir, tekkeyi bulur. O mübarek zat da, sohbet ediyormuş, iğne atılsa yere düşmeyecek kadar kalabalık. Kapının eşiğine oturur. Oturur oturmaz bir hapşırık gelir, pirinç tanesi yere düşer. Oradaki bir kedi yavrusu, pat alıp kaçar. O kadar yer, o kadar zaman, o kadar sıkıntı. Çok şaşırır, bu ne hâl ya Rabbi der. Gelir hoca efendiye, bunun hikmetini sorar. O mübarek zat da, (Allahü teâlâ bu pirincin üzerine kedinin ismini yazdı, ben ne yapayım? Bu pirinç tanesini bu kedi yesin diye seni İstanbul'dan buraya getirdi) cevabını verir.

Şuna mutlak inanmalı, kimse kimsenin rızkını yiyemez. Hiç kimse de rızkını bitirmeden ölmez. Peki, o zaman niye çalışıp para kazanıyoruz? Ehl-i sünnet âlimleri, (Çok sevab kazanmak için, çok para kazanmak lâzım)buyuruyorlar. Yani çok ibadet yapmak, çok kitap dağıtmak, çok hayır hasenat yapmak için çok para lâzım. İşte bu niyetle, helalinden çok para kazanmak için, çok çalışmak gerekir.


Kaynak: Huzur Pınarı

8 Nisan 2014 Salı

Amigurumi Bebek & Amigurumi Tavşancıklar


Hepinize yeniden merhabalar sevgili takipçilerim... :)

Uzun bir zaman önce ördüğüm, sahibine ulaşması için bekleyen ve bugün kargoya teslim edilen oyuncaklarımı sizlerle paylaşıyorum... :)

1 Nisan 2014 Salı

Huzurun Kıymetini Bilmek!





Bir zamanlar Padişah, kölesi ile gemiye binmişti. Köle hiç deniz görmemiş, geminin mihnetini, sıkıntısını tatmamıştı. Ağlamaya, inlemeye başladı. 
Tir tir titriyordu. Avutmak için çok uğraştılar, ama bir türlü sakinleşmedi. Padişahın keyfi kaçtı.
Herkes aciz bir vaziyetteyken gemide bulunan yaşlı bir zat Padişahın huzuruna çıktı, "Müsaade buyurursanız ben onu sustururum" dedi. 
Padişah da "Lütfetmiş olursunuz" dedi...
Yaşlı adam emretti, köleyi yaka-paça tutup denize attılar.
Köle birkaç kere suya battı çıktı. Sonra yakalayıp, gemiden tarafa çektiler...

Köle gemiye yaklaşınca iki eliyle dümene sıkıca sarıldı, oradan gemiye çıktı, bir köşede uslu uslu oturmaya başladı...

Yaşlı adamın yaptığı iş Padişahı hayrete düşürdü. "Bu işteki hikmet nedir?" diye sordu.
Yaşlı zat şöyle cevap verdi:
-Köle önce suya batmanın, boğulma tehlikesi geçirmenin acısını tatmamıştı.
Gemideki selametin kıymetini bilmiyordu. İşte huzur ve saadet de böyledir. Bir felaket görmeyen kimse, huzurlu yaşama nimetinin kıymetini bilemez...

29 Mart 2014 Cumartesi

18 Mart 2014 Salı

"Çanakkale Geçilmez!"

Merhabalar...

Malumunuz, bugün 18 Mart, Çanakkale Şehitleri'ni anma günü.
Günün anlam ve önemine binaen, Türkiye Gazetesi yazarlarından Ahmet Demirbaş'ın "Çanakkale Geçilmez!" adlı makalesini paylaşmak istedim. Okuyup istifade edebilmek dileğiyle...

Bugün 18 Mart... Çanakkale Deniz Zaferinin 99. Yıldönümü... Hiç şüphe yok ki Çanakkale Savaşları, bir Türk destanıdır... Düşmanın Çanakkale önlerine yığdığı deniz kuvvetleri 18 zırhlı, 12 kruvazör, 17 muhrip, 12 denizaltı, 1 uçak gemisi 36 mayın gemisinden meydana geliyordu. Ayrıca 86 nakliye 222 de çıkarma gemisi vardı...

İngiliz Fransız filosunun 6 zırhlısı Türk topçularının isabetli atışları sonunda batırıldı. 9 saat süren bombardıman esnasında düşman 506 top kullandı. Nihayet Boğaz'dan geçemeyeceklerini anlayan İngiliz ve Fransızlar Gelibolu’ya asker çıkararak İstanbul’a karadan yürümeye karar verdiler. Ancak, burada da karşılarına vatan için can veren 250.000 Mehmetçik dikildi. 

Onlar da "etten duvar" oldular ve geçit vermediler... Nihayetinde "Çanakkale geçilmez" diyerek çekip gittiler...

***
Bu savaşta Türk askeri, düşmanlarını bile kendine hayran bırakmıştır. Bir kolu ile bir ayağını kaybeden Fransız Generalinin ülkesine döndükten sonra anlattığı bir hatırası şöyledir:

“Fransızlar, Türkler gibi mert bir milletle savaştıkları için daima iftihar edebilirler. Hiç unutmam Savaş alanında, vuruşma bitmiş yaralı ve ölülerin arasında dolaşıyorduk. Az evvel Türk ve Fransız askerleri süngü süngüye gelip ağır zayiat vermişlerdi. Bu sırada gördüğüm bir hadiseyi ömrüm boyunca unutamayacağım. 

Yerde bir Fransız askeri yatıyor, bir Türk askeri kendi gömleğini yırtmış, onun yaralarını sarıyor, kanlarını 
temizliyordu. Tercüman vasıtası ile şöyle bir konuşma yaptık:
-Niçin öldürmek istediğin düşmana yardım ediyorsun?
-Bu asker yaralanınca cebinden yaşlı bir kadının resmi çıkardı, bir şeyler söyledi. Anlamadım ama herhalde annesi olacaktı. Benim ise kimsem yok. İstedim ki, o kurtulup anasının yanına dönsün!..

Bu asil davranış karşısında hüngür hüngür ağladım. Bu sırada emir subayım Türk askerinin yakasını açtı. O anda gördüğüm manzaranın yanaklarımdan süzülen yaşları dondurduğunu hissettim! Çünkü onun göğsünde, bizim askerinkinden daha ağır bir süngü yarası vardı... Az sonra ikisi de vefat etti..."

Evet, biz; Osmanlı terbiyesi ile yetişmiş, İslam ahlakını hücrelerine kadar yaşayarak örnek olmuş ve düşmanlarının bile övgüsünü almış bir ecdadın torunlarıyız.
Şimdi değil düşmana birbirimize bile hoşgörü gösteremiyoruz. Bize ne oldu?!.


Ayrıca bkz:
Bir Mücahidin Son Mektubu
Bombacı Mehmet Çavuş
Cephede Bayram Namazı
Cephede Bir Garip Derviş
Cevat Paşa'nın "Nusret"i
"Öl de Köye Dönme!"

25 Şubat 2014 Salı

Bir Gelin-Damat Çifti Daha...:)


Merhabalar...

Sipariş örgülerimize tüm hızıyla devam ediyoruz...:)
Şimdi sırada, adeta bir 'Elma Şekeri' klasiği hâline gelen gelin-damat bebeklerimiz var...

22 Şubat 2014 Cumartesi

Enver Abi...

Bugün 22 Şubat...
Tam 1 sene evvel bugün, kıymetli büyüğümüz Enver Abi'mizi kaybettik...
Hayattayken bunu çok fark edemesek de, vefatlarından sonra iyi anladık ki, üzerimizdeki hakkı çok büyükmüş. Bu ülkenin her ferdinin üzerinde tek tek emeği ve hakkı varmış meğer... Bunu her geçen gün daha fazla idrak etmekteyiz.
Enver Abi'yi anlayabilmek mümkün değil, bizimki sadece deryada damla misali tanımak...
Bu kadarlık tanımamıza, tanıyıp da sevmemize vesile olan, bize O'nu anlatan büyüklerimize, hiç şüphesiz ki çok şey borçluyuz.
Ve, bir vefa nişanesi olarak, sizlerin de bir nebzecik olsun O'nu tanıyabilmeniz için, değerli büyüklerimizin yazılarını buradan nakletmek istedim. İstifade edebilmek dileğiyle...


Enver Abi kimdir? Türkiye Gazetesi'ndeki makalelerden biri, kendi dilinden Enver Abi...
Okumak İçin Tıklayınız / Ben Enver Abi

***

Huzur Pınarı'nda, Enver Abi'yi anlatan en güzel maillerden bir tanesi, Ali Zeki Osmanağaoğlu'nun kaleminden...
Okumak İçin Tıklayınız / Ab-ı Hayat

***

İhlas Yönetim Kurulu Başkanı A.Mücahit Ören'in babası için Türkiye Gazetesi'nde yazdığı yazı; "Bize İhlas’ın gayesini “paraya değil, insana hizmet” olarak öğreten, eşsiz sohbetlerini daima kulağımızda ve kalbimizde hissettiğimiz kıymetli öğretmenim. Senden öğrendiklerimizle emanetini daha ileri noktalara taşıyoruz."
Okumak İçin Tıklayınız / 'Gözyaşıyla suyunu yükseltip yüzdürdüğün gemi emin ellerde'

***

Ve sevenlerinin dilinden hatıralar...
Okumak İçin Tıklayınız / "Bu torba bir sigorta!"


Hiç incitmeyen bir patron, en şefkatli baba... Garibanın can dostu... İş âleminin beyefendisi, ehl-i sünnetin bekçisi, ülkesinin hizmetçisi...

Kötü'lerin bile merhametli ağabeyi... Çocukla çocuk, yaşlıyla pir-i fani... Hayatını dinine, iyiliğe, güzelliğe vakfetmiş bir kul... İlmini 'hâl' ile öğreten bir hoca... Az sözle çok şey anlatan hatip... Olmaz denilenleri başaran bir zekâ... En ağır haksızlıklarda susup yaradanına sığınan tefekkür timsali... Hayatını almak değil, vermek üzerine kuran bir cömertlik ehli... Devleti ile milleti arasına nifak sokanların karşısında hiç yılmayan demokrat... Arkadaşlarının âşığı... Tanıyanın bir daha unutamadığı... Çileli, ama en güler yüzlü insan...
Bir yıl oldu gönüllere bu ağır hüzün çökeli... Koskoca bir yıl... Ne yüreklerde yatıştı acısı, ne o gülen yüzünü unutabildi sevenleri... 
Enver Ağabey...
Biz seni çok özledik.

16 Şubat 2014 Pazar

Amigurumi Şirin Bebek / Amigurumi Doll


Merhabalar!
Amigurumi çalışmalarımıza bu hafta da devam ediyoruz. :)

Bu sevimli bebeği örmeye çook önceleri başlamıştım. Fakat, siparişti, sınavlardı, şuydu buydu derken ertelendi de ertelendi...

12 Şubat 2014 Çarşamba

Amigurumi Maviş Tavşan


Herkese yeniden merhaba! :)
Kısacık bir aradan sonra tekrar buradayım. :)
Sevgili tavşiciklerime bir yenisini daha ekledim.

12 Ocak 2014 Pazar

Mevlid Kandili Tebriği

Doğumu ile "cihanı aydınlatan O nur"a selam olsun.

MEVLİD KANDİLİ


Dünyadaki bütün insanlara peygamber olarak gönderilen, peygamberlerin sonuncusu ve en üstünü Muhammed aleyhisselâm, 571 yılı Nisan ayının 20'sine rastlayan, Rebi'ul-evvel ayının 12.Pazartesi gecesi, sabaha karşı Mekke-i Mükerreme'de dünyaya gelmiştir. Her peygamberin ümmeti, kendi peygamberinin doğum gününü bayram yapmıştır. Bugün de, Müslümanların bayramıdır. Neşe ve sevinç günüdür. Dünyadaki Müslümanlar tarafından, her sene, bu gece Mevlid kandili olarak kutlanmakta, her yerde Mevlid kasideleri okunarak Resûlullah hatırlanmaktadır. Mevlid, doğum zamanı demektir.
Resûlullah efendimiz, mevlid gecelerinde Eshâb-ı kirâma ziyafet verir, dünyayı teşrifindeki ve çocukluk zamanındaki şeyleri anlatırdı. Hazret-i Ebû Bekir de, halîfe iken, Eshâb-ı kirâmı toplar, Resûlullah efendimizin dünyayı teşrifindeki olağanüstü hâlleri konuşurlardı. Bu gece, Resûlullahın doğum zamanında görülen hâlleri, mûcizeleri okumak, dinlemek, öğrenmek çok sevaptır. Peygamber efendimizi öven çeşitli mevlid kasideleri vardır. Meşhur olan ve Türkiye'de sık sık okunan mevlid kasidesini Süleyman Çelebi, 15.asırda yazmıştır. Mevlid-i şerîf okumak, Resûlullahın dünyaya gelişini, mirâcını ve hayatını anlatmak, Onu hatırlamak, Onu övmek demektir. Mevlid Gecesi, Kadir Gecesi'nden sonra en kıymetli gecedir. Bu gece Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem efendimiz doğduğu için sevinenler afv olur.

Her kim geldi cihâna ve her kim ki gelecektir,
Hepsinin üstünde Sen, serdârsın yâ Resûlallah!

Cihân bağında insan ağaçtır gayriler yaprak,
Nebîler meyvedir, özü Sen yâ Resûlallah!
Şefâ'atin olmasa, hâlimiz hârâb günahdan,
Her derdimize dermân, hep Sensin yâ Resûlallah

Seyyid Abdülhakîm efendi hazretleri buyurdu ki; Her Peygamber, kendi zamânında, kendi mekânında, kendi kavminin hepsinden, her bakımdan üstündür. Muhammed aleyhisselâm ise, her zemânda, her memleketde, ya'nî dünyâ yaratıldığı günden, kıyâmet kopuncaya kadar, gelmiş ve gelecek, bütün varlıkların, her bakımdan en üstünüdür. Hiç kimse, hiçbir bakımdan Onun üstünde değildir. Bu, güçbirşey değildir. Dilediğini yapan, her istediğini yaratan, Onu böyle yaratmışdır. Hiçbir insanın Onu medh edecek gücü yokdur. Hiçbir insanın, Onu tenkîd edecek iktidârı yokdur.

***

Sevgili takipçilerimizin Mevlid Kandili'ni tebrik eder, müstecâb dualarını bekleriz...:)
Yazının tamamını okumak için: Huzur Pınarı


5 Ocak 2014 Pazar

Cihanı Aydınlatan Nur



"Büyük, küçük hiçbir ilahi kitap yoktur ki, O'nu methetmesin..."

Bu gelen ilm-i ledün sultanıdır.
Bu gelen tevhid ü irfan kânudur.

O (sallallahü aleyhi ve sellem), kitap kitap övülmüştür.

Büyük, küçük hiçbir ilahi kitap yoktur ki, O'nu methetmesin. Vahiyle onun müjdesini getirir.

İşte ilk insan ve ilk Peygamber Adem aleyhisselâm'a gelen kitapçıktan satırlar:

-O, yer ve gök ehlinin en doğrusudur. Cömertlikte en üstündür. Kalbi ipekten daha yumuşaktır. Çok zaman hüzünlü ve çok zaman oruçludur. Hak tealanın korkusu ile doludur. Hep Rabbine yalvarır. Gündüzleri de ibadet eder. İnsanlarla birliktedir. Fakat dünya sevgisi gönlüne giremez. Sır saklar ve dostluklara vefa gösterir.

İşte İdris Peygamber'in kitapçığı:

-O, insanlarla beraber olur. Onları ağırlar. O, Allah'ın vaadinden asla şüphe etmez. Yüce mevlaya pek çok ibadet eder. Kulların suçlarını bağışlar.

Allah'ın "dostum" dediği büyük peygamber İbrahim aleyhisselâm'ın kitapçığı:

-O, öyle bir kimsedir ki, insanları şehvet uçurumuna düşmekten korur. Kendisine yapılan kötülükleri affeder, günahları örter.

İşte Tevrat! Yüce Allah'la konuştuğu için "Kelimullah" sıfatlı Mûsa Peygamber'in kitabı:

-O, gönlü çok zengin olan bir mübarek zattır. Yoksul, kimsesiz ve düşkünlerin sevgilisi ve koruyucusudur. Zenginlerin hasta kalplerini tedavi eden bir manevi tabibdir. Yaşlılara hürmet eder. Çocuklara acır ve şefkatle davranır. O, güzellerin en güzeli, temizlerin en temizidir. Sohbetinin lezzetine doyum olmaz. Yumuşak bir ses tonu ve güler yüz-tatlı dille anlatır. Gaflet dolu kahkahalar yerine pırlanta tebessümleri tercih eder. O, hükmederken çok âdildir. Haksız bir iş yaptığı görülmez. Sabrı şaşılacak kadar çoktur. Derdlere, belalara, sıkıntılara sabreder ve yine şükreder. Fakat, Allah ve Resulüne inanmayan din düşmanları ile en amansız şekilde cenk eden bir bahadırdır. Savaş sonrasında hürriyetini kaybeden esirlere kötülük yapmaz. Onlara hoş davranır. O, suratını asmayan yüzü güleç bir insandır. Öyle bir Peygamberdir ki, hiç bir kitap, kalem ve mektebe lüzum kalmadan bütün ilimler; bilgisi, gizli, açık her ilmi kucaklamış olan ilim sıfatlı Allahü teala tarafından her tafsilatı ile kendisine öğretilmiştir.

Bu da sesi güzel Peygamber Davut aleyhisselâm'a inen Zebur:

 -O'nun eli açıktır. Hiç kızmaz. Yüzü güzel, boyu güzel, huyu güzel, sözü güzeldir. Sözleri gönülleri rahatlatır; ruhları huzura kavuşturur. Nur yüzlü bu peygamber, kalbi hasta insanların hakiki tabibidir. O, ölüm anını, mezarı, mahşeri ve cehennemi düşünerek çok ağlar, çok düşünür, az konuşur, az uyur, az güler, gülüşü tebessüm şeklindedir.

Bu övgüler de göğe çekilen büyük Peygamber İsa aleyhisselâm'ın kitabı İncil'den:

-O, az yemek yer. Cimrilikten hoşlanmaz. Kimseyi çekiştirmez. Aceleci değildir. Hile yapmaz. Kötü söz konuşmaz. Kendisi için intikam almaz. Tembel değildir. Aza kanaat edip, çoğu ihsan eder. O'nun işleri ve tercihleri aşırılıklardan uzak ve bunların ortası üzeredir. Yerde ve gökte yaşayanların medarı iftiharıdır. O, günaha batmış olanların şefaatçısı, onsekizbin âlemin rahmetidir. Cennette kıymetli kevser suyunu o dağıtacaktır. Daima doğruluk üzere ve daima ihlaslıdır. Dili her an Kur'an-ı kerimi anar. O öyle üstün vasıflarla yaratılmıştır ki, gözleri uyusa kalbi uyanık kalır. İnsanlardan gelen eza ve cefaya katlanır da yine şefaati bırakmaz.

Sevgili Peygamberim
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...