17 Ocak 2016 Pazar

Kötülük Edene de İyilik Etmeli


Allahü teâlâ, kullarının günâhlarını affedicidir, kerîmdir, rahîmdir, lütfu, ihsânı boldur ve merhameti çoktur. Kendisine isyân edenlere de, merhametinden, rızıklarını kesmeyip göndermektedir...

Vaktiyle gece, gündüz içki içen zengin bir kimse vardı. Bir gün yine içki meclisini kurar ve kölesine dört dirhem vererek meyve ve benzeri şeyler almasını söyler.

11 Ocak 2016 Pazartesi

Amigurumi Cici Kız ve Kedisi Limon :)

Merhabalar! :)

Çok ama çook tatlı bir bebecik ile geldim buraya. :)
Pembe elbiseli cici kızım ve pisisi Limon.
Ben sevmelere de, bakmalara da doyamadım cici kızımı. :)
Hadi bir hikâye anlatayım size :)

5 Ocak 2016 Salı

Tatlı Bir Miniğe Tatlı Kurabiyeler :)

şeker hamurlu kurabiye

Herkese merhaba!

Yoğun geçen günlerimiz ve tatlı telaşlarımız arasında, beklediğimiz minik misafirimiz geldi. :)
Çok şükür, 4. kez teyze oldum. Ailemizin tatlı miniği, Eymen Talha nihayet aramıza katıldı. Bu duygu muhteşem, inanılmaz güzel...

Tabii ki teyzesi hemencecik minik bezelyesi için kurabiyeler hazırladı! ^_^

Kurabiyelerin bir kısmı hastahane ziyaretine gelenlere, bir kısmı da evde bebişi görmeye gelenlere ikram edildi. Buyrun fotoğraflara geçelim. :)

16 Aralık 2015 Çarşamba

Sükut, Yorulmadan Yapılan Bir İbadettir


Şeyh Sa'dî-i Şîrâzî "rahmetullahi aleyh" hazretleri Gülistan'da anlatır:

Bülbül, şahine der ki: İkimiz de kuş olduğumuz halde, sen padişahın sarayındasın, ben ise bahçenin dikenliğindeyim. Sen kuşları avlayıp yersin, padişahın yanında değer kazanır muradına erersin. Kuşların sultanı olursun. Ben ise günü güne eklerim, her gece sabaha kadar öter, gülün açılmasını beklerim. Ben uyumadan o açmaz, uyanınca açılmış görürüm. Açıldığını göremem, muradıma eremem. Diken arasında muratsız ağlarım, yüreğimi dağlarım.

Şahin şöyle cevap verir: Ben bin murad alırım ama birini söylemem. Sen bir murad almadan bin söylersin. Susan muradına erişir, öten muradsız kalır.

Ey Aziz! Sükut, yorulmadan yapılan ibadet, masrafsız takılan bir ziynet, hükümdarlığa muhtaç olmadan ele geçen bir devlet, duvara ihtiyaç duyulmadan yapılan kale, çalışmadan kazanılan zenginlik ve ayıpların kapatılmasıdır.

11 Aralık 2015 Cuma

El Örgüsü Çanta Vol.12345 :)

tığ işi çanta

Merhabalar...
Son günlerde ördüğüm kaçıncı çanta bu bilmiyorum. :)
Bu güzelim renklerle çalışmak bana inanılmaz mutluluk veriyor. Sanırım bu yüzden, onca işin arasına bir de bunları sıkıştırıyorum.

27 Kasım 2015 Cuma

El Örgüsü Çanta ve Bebe Patiği

tığ işi çanta

Merhabalar...
Bu aralar farklı projeler peşindeyim. Bir an evvel tamamlayıp burada paylaşmak için sabırsızlanıyorum. :)

Arka planda projeler yürüyedursun, ben de arada ördüklerimi paylaşayım hemen. :)

Rengarenk örgü çantalarımı biliyorsunuz. Bu da yeni bir çanta. Benzer renkler, farklı kombinasyon. Renklerle böyle oynamak çok güzel. :) 
Bu çanta sipariş, yanındaki minik patikler ise, mini minnacık bir bebişe hediye... :)

örgü bebek patiği


Huzurla, mutlulukla, sağlıkla kullanmak nasip olsun inşaallah...

Sipariş için mail gönderebilirsiniz:
elma.sekeri.blog@hotmail.com

Sevgi ve muhabbetle...

Her Kaptan, Icindeki Dısına Sızar!

Güzel ahlaklı olmalı, herkese iyilik etmeli. (Ama bu, iyiliğe lâyık değil) diyerek iyilikten vazgeçmemeli. Karşımızdaki ne olursa olsun, biz kendimize bakmalıyız. Hiçbir zaman kan kanla, idrar idrarla temizlenmez, ikisi de su ile temizlenir. Biz su olalım da, o ne olursa olsun!

İnsanlar hangi ahlak ve fazilet üzere ise, ona göre konuşur ve davranır. Peygamber efendimiz, (Her kaptan içindeki sızar) buyuruyor. Su kabından su, şarap kabından şarap dökülür. Yani her kapta ne varsa, dışarıya o sızar. İnsanda da, kalb denilen bir kap vardır. Buna ne doldurursak, ağzımızdan o çıkar ve yaptıklarımız da ona uygun olur. Mesela kalbde cömertlik varsa, elinde ne varsa verir. Bu kalbde ne güzellikler varsa, etrafımızdakilere ona uygun davranırız. Ama eğer içimiz fısk fücur, intikam, hırs, can yakıcı duyguyla doluysa, daima etrafına sıkıntı veren insanlar oluruz.

Bazı büyük zatlar bazen öyle kimselerle ortaklık kurarlardı ki talebelerin aklı ermezdi. Hatta bazıları (Bu adamla işbirliği yapılır mı?) diye şüpheye düşerlerdi. Ama birlikte iş yaptıkları o bozuk ahlaklı kimseler, hayatları boyunca hep o zatlara dua etmişlerdir. Çünkü onlar da insandır, bir güzellik gördükleri zaman, onlar da hayran olurlar ve ahlakları değişir.

Bir gün biri İsa aleyhisselama çok hakaret eder, kötü şeyler söyler. En sonunda İsa aleyhisselam, (Bana söyleyeceklerin bitti mi?) buyurur. (Bitti) cevabını alınca, (Ben peygamberim. Eğer hastan varsa, dua edip iyileşmesine sebep olayım. Paran yoksa, para temin edeyim. Bir üzüntün varsa çare olayım. Benden ne istiyorsun?) buyurur. Adam çok şaşırır ve oradan ayrılır. İsa aleyhisselam, çirkin hakaretlere karşı çok güzel şeyler söylemiştir. Havariler İsa aleyhisselama, (Bu kişi size hakaret etti. Siz ise tam aksini söylediniz, üstelik yardımcı olmak istediniz. Bunun hikmeti nedir?) dediler. (Herkes, yanında ne varsa ondan verir. Herkes kendi sermayesini kullanır. Onun sermayesi o, benim sermayem bu. Onun sermayesi bende yok, benimki onda yok. Ben o olamam) buyurur.